Meme Büyütme Ameliyatı Sonrasında İz Kalır Mı?

Cilt üzerinde kesi yapılan hemen hemen her cerrahi girişimden sonra bazı izler oluşabildiği gibi meme büyütme ameliyatları sonrasında da bu durum söz konusudur. Meme büyütme ameliyatlarından sonra oluşacak izin yeri ve yapısı birtakım etkenlere bağlıdır. Özellikle oluşacak izlerin yeri konusundaki etken, meme büyütme ameliyatında kullanılacak meme içine erişimin sağlanmasında seçilen alandaki kesidir. Oluşacak izlerin yapısı ise cerrahi becerilere ve kişinin bireysel yapısına bağlıdır diyebiliriz.

Meme büyütme ameliyatlarında cilt üzerine yapılabilecek olan kesiler için dört farklı çeşitte olabilirler diyebiliriz. Bu alanlar meme kıvrımı altı, meme başı etrafı, koltuk altı bölgesi ve göbek deliğinin üst kısmı olarak ifade edilebilirler.

Meme büyütme ameliyatlarında meme kıvrımının altına yapılan kesiden gerçekleştirildiğinde oluşacak izler, yine o kıvrım hattında gizlenmeye çalışılır. İyi bir cerrah tarafından yapıldığında ve eğer kişinin cilt yapısı elverişliyse iyileşme ve yara izinin olgunlaşmasını takiben, kalacak yara izi oldukça belirsiz bir hale gelebilmektedir.

Meme başı etrafında yapılan kesilerden gerçekleştirilen meme büyütme ameliyatlarında oluşacak yara izi dairesel olarak meme başı etrafında olacaktır. Areolanın kendi pigmentasyonu sayesinde, kişinin cilt yapısına da bağlı olarak izler o renklilik çevresinde gizlenerek oldukça belirsiz bir hal alabilirler.

Koltuk altı bölgesinden yapılan kesilerle gerçekleştirilen meme büyütme ameliyatlarında ise cerrahi beceriye ve kişi yapısına göre, koltuk altı bölgesinde çeşitli belirginlikte izler kalabilmektedir.

Meme büyütme ameliyatı göbek deliğinin üst kısmında yapılan kesiden gerçekleştiriliyorsa, yine o kısımda, cerrahi beceri ve kişi yapısına bağlı olarak gizlenmiş, belirsiz bir iz kalabilmektedir.

Bir meme büyütme ameliyatından sonra kalacak izlerin belirginliğine etki eden en önemli faktörlerden birinin de ameliyatı olacak kişinin bireysel cilt yapısı olduğunu unutmamak gerekir. Kimilerinin yapısı hızlı iyileşme ve az yara izi dokusu oluşumuna yatkın olabilirken, bazı kişilerin yapısı ise daha geç iyileşmeye ve daha fazla yara izi dokusu oluşumuna yatkın olmaktadır. Nadir de olsa ileri seviyelerde bu hipertrofik yara izlerine (geniş, etli, kalkık yara izlerine) veya keliodlere (aşırı büyüyen ve büyümeye devam edebilen, pembe/kırmızı renklere dönüşebilen, kalkık, etli yara izlerine) dönüşebilmektedir. Fakat kişinin genetik yapısında böyle bir durum yoksa, diğer etkenler de elverişli durumda ise, oluşacak yara izleri zamanla oldukça azalarak fark edilmesi zor hale gelebilmektedir. Bu süre 1 yılı bulabilir ve yara izini güneşten korumak önemlidir. Sağlıklı beslenme ile bazı krem ve jeller de yara izlerinin iyileşip, belirsiz hale gelmelerine katkı sağlamaktadır.